banner.jpg (67565 bytes)

menu

evmavi.gif (64 bytes) Ana Sayfa

Konular

Haberler

Sık Sorulan Sorular

Doğru Bilinen Yanlışlar

İlaçlar

New Page 1

EN SON EKLENEN ANKET

EN SON EKLENEN KONULAR

::::   Konular   ::::

EN SON EKLENEN HABERLER

::::   Son Haberler   ::::

Arşivarsiv.gif (66 bytes)

EN SON EKLENEN ANKET

:::   iletişim   :::

Cinnah Caddesi, 66/4 Çankaya/Ankara.
Tel: (0312) 442 38 38
Faks: (0312) 442 79 79

aramabuyutec.gif (68 bytes)Site İçinde Arama

   

New Page 1

icon_not.gif (244 bytes)
Biliyor musunuz? 
Kalp krizi geçiren hastaların %40-75'i hastaneye ulaşamadan ölmektedir (Integrated Management of Cardiovascular Risk. Report of a WHO Meeting, Geneva, July 2002).

EN SON EKLENEN İLAÇLAR

:::: Biraz da Oksijen ::::

smile.gif (1038 bytes)

 Kaos

Arşivarsiv.gif (66 bytes)

EN SON EKLENEN İLAÇLAR

:::: Kardiyolojide İlaçlar ::::

Arşivarsiv.gif (66 bytes)

EN SON EKLENEN DBY

: Doğru Bilinen Yanlışlar :

Arşivarsiv.gif (66 bytes)

EN SON EKLENEN SSS

::::   Mini Test   ::::

Türkiyede kişi başı günlük tuz tüketimi:

a:  5-6 gr
b:  6-10 gr
c:  10-16 gr
d:  16-19 gr
EN SON EKLENEN ANKET
AnkeT

:::: Anket ::::

Doktor tavsiyesi olmadan bitkisel ürünleri;
kullanırım
kullanmam
Sonuçlar ve Diğer Anketler
www.ahmetalpman.com***Haber Oku

Ana Sayfa 
Kardiyolojideki İlaçlar Hakkında Diğer Bilgiler

KARDİYOLOJİDE İLAÇLAR
ASPİRİN

Tarihçe

Aspirindeki başlıca ağrı kesici kimyasal olan salicin M.Ö. 5. yüzyıldan beri ağrı dindirici olarak kullanılmaktadır. Hipokratında aralarında olduğu bazı insanlar söğüt ağacı kabuğu ve yapraklarının çiğnenmesinin, ya da bunların kullanılmasıyla hazırlanan ilaçların ağrıyı dindirdiğini keşfetmişlerdi. 1800’lü yıllarda araştırmacılar salicinin ağrı kesici bir kimyasal olduğunu saptadılar. Salicin’in mide üstüne olumsuz etkileri o kadar fazlaydı ki bu etkisinin azaltılıp piyasaya sunulması 1915 yılını buldu. İlk üretici Alman Bayer firması idi.

Aspirin?

Aspirin kelimesinin 1. harfi salicin’in mide etkilerini azaltmak için kullanılan kimyasalın ilk harfinden gelmektedir: Acetyl chloride. Daha sonraki 4 harf ise salicin’in üretildiği bitkiden gelmektedir: Spirea ulmaria. Son 2 harf ise o zamanlar adet üzere ilaç isimlerinin sonuna konulan takıdan gelmektedir: -in.

100 yılı aşkın bir süredir aspirin baş ağrısı ve diğer ağrılar için ağrı kesici olarak kullanılıyorken 70’lerin başında, ağrı dindirici etkisinin yanı sıra kalp hastalarına sunduğu faydalar sebebiyle “mucize ilaç” olarak adlandırılmıştır. Otuz yıldan uzun bir süredir yürütülen bir araştırma sonucunda aspirinin koroner arter rahatsızlığı ya da yüksek kan basıncı gibi kardiyovasküler (kalp damar) rahatsızlıkları olan insanlardaki ilk ve ikinci kalp krizlerini, inme ve diğer kardiyovasküler olayları önlediği bulunmuştur. U.S. Food and Drug Administration (FDA)’a göre her sene ABD’de 20 milyar tablet tüketilmektedir.

Aspirin Hakkında Kanıtlanmış Gerçekler

  • Aspirin tedavisi, kalp krizi geçiren hastalarda oluşabilecek zararları ve başka bir muhtemel kalp krizi riskini azaltmaktadır.
  • Özellikle kalp krizi gibi acil durumlarda yutmaktan çok çiğnemek ilacın kana daha hızlı karışmasını sağlamaktadır.
  • Erkekler kadınlara göre daha fazla aspirin almaktalar veya kendilerine daha fazla aspirin verilmekte.
  • 80 yaşın üzerindeki hastalara koruyucu olarak daha az aspirin verilmekte.
  • Aspirinin inme ve beyin damarlarındaki tıkanıklık sonucu oluşan geçici iskemik atak (TIA) gibi rahatsızlıklara karşı koruyucudur

Aspirin ilk kalp krizi riskini %32 oranında, kalp krizi, inme ve vasküler ölüm riskini de %15 oranında azaltmaktadır. bu konuda ABD'de 22.000 doktor üzerinde bir çalışma yapılmış ve aspirin kullananlarda kalp krizi %50 daha az görülmüştür.

Doz

Araştırmaların çoğu günlük düşük dozda (81 miligram) aspirinin kalp krizi ve inmeyi önlemede etkili olduğunu göstermektedir. Genel olarak günde 325 mg dan fazla almanın kalp damar sağlığı açışından fazladan sağladığı bir yarar yoktur. Aksine doz arttıkça sindirim sistemine yan etkileri artmaktadır.

Piyasada tablet şeklinde bulunmaktadır. Ayrıca uzun süre kullanımlar için mide yan etkilerini azaltmaya yönelik olarak, midede değil de barsaklarda çözünen şekilleri de yapılmıştır (enteric coated).

Aspirinin reklam aracı, 1929

Kullanım Alanları

Ağrı Kesici

Kimyasal olarak aspirin, ASA (acetylsalicylic acid) olarak bilinir. Ağrı ve yanmayı cyclooxygenase (COX) denilen enzimi bloke ederek keser. Bu enzim bloke edildiğinde vücut yara sinyali ve acı hissini sağlayan bir kimyasal olan prostaglandinden fazla üretemez. Örnek olarak, kişi kafasını çarptığında kafadaki zarar gören doku, kişinin acı hissetmesini sağlamak için kimyasallar salgılar. Bu kimyasalların bazıları prostaglandinlerdir. Bu yüzden bunların üretiminin bloke edilmesi yaradan hissedilen acıyı azaltacaktır. Ancak aspirin acıya sebep olan etkene çare değildir (yaranın kendisi), fakat sinir hücrelerinden beyine ulaşan acı sinyallerini azaltmaya yardımcı olmaktadır.

Kan Pıhtılaşmasının Önlenmesi

Prostaglandin üretiminin bloke edilmesi sadece acıyı azaltmaz, aynı zamanda pıhtı oluşumunu da engeller. Bazı prostaglandinler plateletlerin (trombositler=kanda bulunan pıhtılaşmadan sorumlu elemanlar) birleşerek pıhtı oluşturmalarına sebep olur. Prostaglandin üretimi yavaşlatılır ya da engellenirse pıhtı oluşumu da yavaşlatılır ya da engellenir. Bu yüzden aspirin, antiplatelet adı verilen bir ilaç grubuna dahildir. Aspirinin de arasında bulunduğu antiplatelet ilaçlar, plateletlerin birbirlerine bağlanma yeteneklerini azaltarak pıhtı oluşumunu engelleyen ilaçlardır. Aspirin pıhtı oluşumunu engelleyerek arterlerde kalp krizini tetikleyebilecek kümelenmelerin oluşumunu da engeller. Bu etki, aspirinin kesilmesinde sonra 5-10 gün boyunca devam eder.

Kalp Damar Hastalıklarında

Kan pıhtısı oluşumunun engellenmesine yardımcı olmasıyla aspirin, arterlerden yeterli miktarda kan akışı sağlar ve bu şekilde erkeklerde ve kadınlarda kalp krizi riskini azaltır. Bunu yanında aspirinin kriz sırasında ya da krizden hemen sonra alınırsa sürmekte olan ya da geçmişteki krizlerin verdiği zararı da azaltmaktadır. Yapılan çalışmalarda kalp krizi geçiren hastalarının %10’undan fazlasının önceden aspirin kullanmadığı saptanmıştır (American Journal of Cardiology; February 15, 2002). Aspirin tedavisinin ayrıca anjiyoplasti, koroner bypass ameliyatı ya da atrial fibrilasyon olan hastalar için de faydalı olduğu görülmüştür.

Aspirin kullanımından yararlanabilecek insanlar

Genel olarak aspirin aşağıda belirtilen kategorilerdeki hastalara tavsiye edilmektedir:

  • Bilinen koroner arter hastalığı olan hastalar,

  • Kalp krizi ya da anginası olan hastalar,

  • Kalp hastalığı için ciddi risk faktörleri taşıyan hastalar (sigara içen, yeterli egzersiz yapmayan, kolesterol veya trigliserit seviyeleri yüksek olan, şeker hastalığı ya da yüksek kan basıncı olan),

  • Bypass ameliyatı geçirenler,

  • Kalp krizi için risk taşıyanlar,

  • 40 yaş üstündeki erkekler ve menopoz sonrası kadınlar,

  • Homosistein seviyeleri yüksek ya da C-reactive protein testleri normal çıkmayanlar,

  • Mini-inme (TİA) ya da iskemik inme geçirenler.

Aspirine toleransı olmayan insanlara klopidogrel (PLAVİX) adı verilen farklı bir ilaç verilebilir. Klopidogrel aynı zamanda stent takılan insanlara da verilmektedir. Yapılan araştırmaya göre aspirin alabilen insanlara aspirin ve Clopidogrel birlikte verilmesinin pıhtı oluşumunu engellemekte büyük etkisi vardır. Aspirin- klopidogrel kombinasyonunun akut koroner olaylar için risk taşıyan insanlara yarar sağladığı görülmüştür.

Aspirin aşağıdaki durumlarda dikkatli kullanılmalı veya kullanılmamalıdır

  • Aspirine karşı alerjileri olan insanlarda,

  • Kontrolsüz hipertansiyonu olan insanlarda,

  • Aspirinle birlikte alındığında mide irritasyonlarına, aşırı kanamaya neden olabileceğinden, alkol bağımlılarında,

  • Ülser, gastrit, iltihabi bağırsak hastalığı ve kanama gibi durumları içeren kronik barsak problemlerinde,

  • NSAI (NonSteroid Antiinflamatur ilaçlar=steroid olmayan romatizmal ağrı kesici ilaçlar) kullanan insanlarda,

  • Aspirin aşırı kanamayı artırabileceğinden ameliyat olmak üzere olan insanlarda (bir çok cerrah, ameliyattan 10 gün önce aspirin kullanmayı bıraktırmaktadır.),

  • Aspirin doğumun gecikmesine yol açabileceğinden ve doğumu zorlaştırabileceğinden hamile kadınlarda (özellikle ilk ve üçüncü trimestir* sırasında) (trimestir=gebelikte 3'er aylık dönemlere verilen isim),

  • Su çiçeği ya da grip geçirmekte olan 18 yaşın altındaki çocuklarda aspirin kullanımı ölümcül bir hastalık olan Reye Sendromuna neden olabilir.

Yapılan son araştırmalar. çok düşük sayıda bireyin, aspirinin pıhtılaşma önleyici etkisine karşı dirençli olduğunu göstermiştir (%5 civarı). Direnç gösteren bu insanlarda normalin 3 katı kalp krizi ve inme riski gözlemlenmiştir. Araştırmacılar hangi hastaların aspirine karşı direnç gösterdiğini ve alternatif ilacın ne olabileceğini araştırıyorlar.

Kullanım

Barsakta çözünen tabletler çiğnenmeden yutulmalıdır. Ancak kalp krizi gibi acil durumlarda çabuk etki için çiğnenebilir. Barsakta çözünmeyen şekillerinin mide yan etkilerini azaltmak için yemekle veya antasidle (antasid=mide asit içeriğini azaltmak için kullanılan alkali ilaçlar; dank, talcid, rennie vs.) alınabilir.

Aspirin kullanan bazı hastalarda görülen yan etkiler

  • Sindirim sistemi rahatsızlıkları: midede ülser, ağrı, yanma, bulantı, kusma, iç kanama, mide veya bağırsak delinmeleri,

  • Yüz çevresinde şişlikler (alerji sonucu),

  • Astım krizi (allerji sonucu),

  • Yüksek dozda kullanıldığında kulak çınlaması,

  • İnmeye neden olabilecek beyin kanaması.

Hastalar aspirin kullanımı için doktorlarıyla görüşmeleri gereklidir. Aspirin reçetesiz satılan bir ilaç olduğu için, bir çok insan aspirini her gün güvenle alabileceklerini düşünmektedir. Oysa aspirinin ve diğer reçetesiz ağrı kesici ilaçların aşırı kullanımı nedeniyle her sene binlerce insan özellikle ciddi mide problemleriyle hastanelere yatmaktadır.

Sonuç olarak aspirin çağımızın mucize ilaçlarından biridir. Ancak kullanımı, doktor kontrolü altında olmalı ve faydaları ve riskleri hakkında doktora danışılmalıdır.

___

Son gözden geçirilen tarih: 23 Temmuz 2010

Bu bilgi 50266 kez okunmuştur.

www

Site Hakkında | Gizlilik | Ben Kimim? | Site Haritası | İletişim | Takip et

www.ahmetalpman.com. 2005-2008. Bu site hastalar, öğrenciler ve konuya ilgi duyanlar için kurulmuş olup tamamıyla bilgilendirmeye yöneliktir. Sitede kullanılan her bilgi, aynı amaçlar doğrultusunda, kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir veya kopyalanabilir. Sitede yer alan bilgiler profesyonel tıbbi tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Sitede yer almayan ve girmesini istediğiniz konular için lütfen yazınız:


Twitter'da takip edin

This website is certified by Health On the Net Foundation. Click to verify.   Bu site güvenilir sağlık bilgileri için HONcode standardlarına uymayı prensip edinmiştir. Bilgi için burayı tıklayınız.